Yazılar

Osmanlı Basınında Kut’ül Amare Zaferi’nin Yansımaları

Tarihimizin pek bilinmeyen zaferlerinden birisi olan Kut’ül Amare zaferinin 104. Yılında olması nedeniyle, Osmanlı basınının çeşitli gazetelerinde ki yansımalarını elimdeki kaynaklar elverdiği kadarıyla yazmaya çalışacağım.

Felahiye Muharebelerin den sonra İkdam gazetesinde ilk olarak aşağıda ki haber yayınlanmıştır.

“18 Mart 1916 tarihinde Cephe-i Irak’ta İngilizler Felâhiye’den Ricaate Başlıyorlar(1). ” şeklindeki başlıkla konuyu gündeme getirmiştir. Daha sonra büyük puntolarla yazılan “Kutü’l-Amâre Mahsurlarının Teslim-i Silah Etmesi Arifesinde miyiz?” sorusu okuyuculara yöneltilerek, sonrasında ise yazının içeriğine geçmiştir. Haberin devamında: 24 Şubat tarihinde vuku bulan Felahiye muharebesin’de İngilizlerin yenildiği ve Dicle Nehri’nin her iki sahilinden ricata (geri çekilmeye) başladıkları belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu savaşlarda İngiliz kuvvetlerinin kumandanı olan General Aylmer’in, Kutü’l-Amâre’ye doğru yaptığı ve bu şehirde mahsur bulunan General Towsend’i kurtarmayı amaçlayan taarruzların, Türk Ordusu’nun üstün mücadelesi ile sonuçsuz bırakıldığı bilgisi okuyucuya aktarılmaktadır.

General Aylmer görevden alınıyor. Haberin devamında General Aylmer’in General Towsend’e yardım götürememesi sebebiyle görevden alınmasını okuyacaksınız..

“Bir gün önce yayınlanan ve esasen Londra’dan aldıkları bir telgrafa atıf yapılarak; artık General Towsend ve ordusununuzunca bir süre Kutü’l-Amâre kalesinde direnebilecek halde olmadığı için Türk ordusuna “teslim-i silah” etmesinin yakın olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. General Towsend’i kurtarmakla görevlendirilen “Irak heyet-i seferiyesi kumandanı” General Aylmer’in başarısız olması üzerine görevden alındığı bilgisini ise İkdam Gazetesi, 15 Nisan 1916 tarihli nüshasında “Irak’ta İngilizlerin Vaziyeti” başlığıyla okuyucularına ulaştırmaktadır. Haberin devamında ise bu gelişme, Irak’taki İngilizler için durumun pek parlak olmadığının açık bir ifadesi olarak değerlendirilmektedir.(2)

Yukarıda ki haberin bir gün sonrası ise Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yer alan habere baktığımız da ise:

Kutü’l-Amâre Mahsurlarının Fena Hali(3) başlığıyla yayınlanan haberde de; General Towsend’in akibeti hakkında Londra’da büyük bir endişenin egemen olduğu vurgulanmaktadır. Aynı haberde General Towsend’in içine düştüğü durum vaktiyle General Gurdun’ın Hartum’daki kaderine benzetilmektedir”.

Haberde de gördüğümüz üzere İngilizlerin Kut’ül amare yenilgisi kendi vatanlarında dahi bir endişeye sebep olduğunu görmekteyiz .İkdam gazetesi’nin 21 Nisan 1916 tarihli haberine baktığımız zaman ise Çanakkale Savaşlarında ağır yenilgi alan İngiliz kuvvetlerinin bu kez aynı yenilgiyi Kut’ül Amare de ezici bir şekilde aldığını görmekteyiz.

Son Irak Harekâtı Etrafında(4)” başlığıyla yayınlanan bir haberde ise; İngiltere’nin Çanakkale’de olduğu gibi Asya’da da büyük bir hezimete maruz kaldığı ifade edilmektedir. Aynı haberde; 4 Nisan’da başlayan Türk taarruzu nedeniyle İngilizlerin pek çok mevzii tahliye etmeye mecbur oldukları, en az dört bin zayiat verdikleri belirtilmiş ve Kutü’l- Amâre’den, İmam Ali El Garibiye’ye kadar olan bölgeyi gösteren ayrıntılı bir haritaya yer verilmiştir.

Söz konusu haberin devamında ise; son dört haftadır Irak Cephesi’nde meydana gelen olayların İngilizlerin bu bölgedeki vaziyetini daha da kötü bir duruma düşürdüğü, bu dönemdeki savaşlarda dört binden fazla zayiat verdikleri, 14 makineli tüfeği ganimet bıraktıklarını ve bir miktar da esir vermek zorunda kaldıkları belirtilmiştir. İngiltere için, Çanakkale hezimetine benzer bir fecaatin pek de uzak olmadığı, bir ay öncesine kadar Kutü’l-Amâre’de mahsur kalan İngilizlerin kurtarılacağını düşünenlerin, son gelişmelerden nedeniyle mevcut durumlarını koruma endişesine düştükleri vurgulanmıştır. Haberin son bölümüde ise; Kutü’l-Amâre’de mahsur kalan İngiliz askerleri hakkında Londra’da son bir aydan beri hiçbir raporun neşredilmediği gibi artık Towsend’in birliğinin kurtarılması ile ilgili sağda solda konuşanlarında kalmadığı bilgisi paylaşılmıştır.”

22 Nisan 1916 Tarihli Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nin Berlin’den Aldığı haberde ise İngiltere’nin Kut’ül Amare de ümitsizliği görmekteyiz.

İngilizler Kutü’l-Amâre’nin Sukutuna Hazırlanıyor(5)” başlığıyla yayınladığı haberde ise; İngiliz kamuoyunun Kutü’l-Amâre’nin sukutuna (Türk kuvvetlerinin eline geçmesine) hazırlandığını ifade etmektedir. Bu haberde İngiliz Daily Telgraf Gazetesi’nin konuya dair değerlendirmelerine yer verilerek; Kutü’l-Amâre’de Türkler tarafından tecrit ve muhasara edilmiş olan İngiliz askerlerinin kurtulmasına dair İngiltere’de ümit kalmadığı, Kutü’l-Amâre’deki İngilizlerin durumunun günden güne kötüleştiği, şehrin yüz otuz gündür tamamıyla tecrit edildiği, şehre erzak gönderildiğine dair İngiltere’de uzun zamandan beri hiçbir yayına rastlanılmadığı, bu bakımdan İngilizleri Irak’ta gayet vahim ve feci bir akıbetin beklediği belirtilmiştir. Haberin son kısmında ise; “Doğu Asya’da İngiliz şöhret ve şanının Kutü’l-Amâre’ye bağlı olduğu unutulmamalıdır” denilerek Kutü’l-Amâre’nin İngiltere için ne kadar büyük bir öneme sahip olduğu ifade edilmiştir.

Yine 24 Nisan 1916 tarihli Tercüman-ı Hakikat Gazetesinde (Karargâh-ı Umumi’den Tebliğ Olunmuştur) (6) başlıklı haberde ise: İngilizlerin başarısızlığına bu kez hava şartlarının ket vurduğunu görmekteyiz.

Bölgedeki çarpışmalara dair önemli bilgiler okuyucularla paylaşılmıştır. Bu tebliğde ifade edildiğine göre; 9 Nisan 1332 (22 Nisan 1916) tarihinde İngilizlerle Türk Ordusu arasında gerçekleşen çarpışmalar neticesinde İngilizler mağlup olarak geri çekilmişlerdir. Geri çekilen İngiliz birliklerinin şiddetli takibi ise hava şartları nedeniyle gerçekleştirilememiştir.

İkdam Gazetesi, 25 Nisan 1916 tarihinde “Felâhiye’de Müfremize İngilizlerin Taarruzu Kolaylıkla Def Olunuyor (7)” başlıklı Kutü’l-Amâre’deki son gelişmeleri okuyucularıyla paylaşmaktadır. Haberinde ise İngiliz kuvvetlerinin felahiye muharebelerinde de ağır bir yenilgi aldığını görmekteyiz.

. “Towsend ordusunun mahsur bulunduğu Kutü’l- Amâre’nin sukutu her gün daha ziyade yaklaşıyor. İngilizlerin bu mühim hadiseyi tehir için yaptıkları son teşebbüsler de akim kılındı” denilerek cephedeki durum okuyucuya aktarılmıştır. Bu haberin devamında ise; General Towsend’i kurtarmakla görevli ve “Kuva-i İmdadiye” olarak adlandırılan İngiliz kuvvetleri ile Türk Ordusu arasında cereyan eden savaşlara dair bir değerlendirme yapılmıştır. Buna göre; iki taraf arasında 4 Nisan 1916 tarihinde “Beyt-i Abbasi” civarında yapılan çarpışmalarda İngilizlerin 5.000 kayıp vererek geri çekilmek zorunda kaldıkları, 9 Nisan 1916 tarihinde Felâhiye bölgesindeki vuruşmalarda da İngilizlerin 3.000’inüzerinde kayıp verdikleri belirtilmiştir. Aynı haberde savaş bölgelerinin ve Kutü’l-Amâre havalisinin ayrıntılı haritaları yayınlanmıştır.

Hatta Felahiye muharebeleri demişken Yzb. Mehmet Muzaffere de değinmeden geçmek olmaz.

“Üçüncü Felâhiye Muharebesi içinde gerçekleşen ve 51’inci Tümen, 9’uncu Alay, 3’üncü Tabur, 9’uncu Bölük kumandanlığı görevini deruhte eden Yzb. Mehmet Muzaffer’in şehitlik mertebesine ulaşması olayıdır. Yzb. Mehmet Muzaffer, bölüğü ile muharebe ederken ağır yaralanmış ve son nefesini vermek üzeredir. Bu esnada boğazından yaralandığı için konuşamadığından, cebinden çıkardığı kanlanmış bir zarfa “bölük intikamımı alsın” yazısını yazmıştır. Başka da cümleler yazmıştır. İşte bu olay bölüğü galeyana getirmiş ve mukadder zaferi hızlandırarak daha erkene aldırmıştır.” (8) Burada Kahraman Türk askerinin zafere ne kadar inandığınıve intikam ruhuna şahit olmaktayız.

Başka bir haberde Türk Tayyare Birliğinin İngiliz Tayyaresini düşürdüğü görmekteyiz.

“İkdam Gazetesi’nde resmi tebliğe binaen yer alan ve bir haberde Kutü’l-Amâre’nin Türk kuvvetlerinin eline geçmesinden bir gün önce Yüzbaşı Şuts komutasındaki Türk Tayyare Birliği’nin hava muharebesi sonucunda İngiliz tayyaresini düşürdüğü bilgisi yer almaktadır”(9)

İNGİLİZLERİN GENERAL TOWNSEND’İN ÖNCÜLÜĞÜNDE TESLİMİNE DAİR HABERLER.

tebliğ-i resmi” başlıklı haber.Takriben Beş aydan beri kahraman kıtaatımızın tazyiki altında Kutü’l-Amâre’de mahsur kalan İngiliz Ordusu nihayet Orduyu Humayun’un kuvve-i kahresine teslim-i silaha mecbur olmuştur”(10). Towsend’in teslim olmasına doğru giden süreç ayrıntılı olarak anlatılmış ve Kutü’l-Amâre’nin muhasara altında kaldığı sürede o havalide yaşananlara dair şu kısa değerlendirme yapılmıştır; “İngilizler, Felâhiye bölgesinden gerçekleştirdikleri askeri hücumlar ile bir netice elde edememişlerdir. Bunun üzerine her ne surette olursa olsun Türk Ordusunca muhasara altında tutulan kaleye erzak göndermeye teşebbüs etmişler ve uçakları kullanarak, havadan Kut kalesine un çuvalları atmaya çabalamışlardır. Ancak Türk askerlerinin buna izin vermeyerek, İngiliz uçaklarını ardı ardına düşürmesi üzerine, yüzlerce ton erzak ile dolu bir vapur hazırlayarak ve gece karanlığından da istifade ederek Kut kalesine ulaşmaya çalışmışlardır. Ancak kahraman Türk askeri bu vapuru da durdurup ele geçirmeyi başarmıştır. Bir ay evvel İran havalisindeki Rus Ordusu kumandanının (Baratof) yakın bir zamanda Kut’u kurtaracağı ve elini sıkacağı şeklindeki vaatlerden de bir netice çıkmayacağını anlayan General Towsend için tek bir kurtuluş ümidi kalmıştır. 13 Nisan’da (26 Nisan 1916) Towsend, Türk Ordusu kumandanlığına müracaat ederek serbestçe kaleden çıkmalarına müsaade edilmesi karşılığında Kutü’l-Amâre şehrini teslim etmeye razı olduğunu bildirmiştir. Ancak Türk tarafının kayıtsız şartsız teslimin kabul edileceğini bildirmesi üzerine de Towsend, para ile Osmanlı kumandanlarını kandırabileceğini zannederek, elinde bulunan bütün topları teslim ve yanındaki bir milyon lirayı takdim etmeyi teklif etmiştir. Bunun da reddedilmesi üzerine başkaca çıkış yolu kalmayan General Towsend, Kutü’l-Amâre’de bulunan bütün İngiliz birliğini, Osmanlı Ordusu Kumandanlığı’na teslim etmiştir. Şimdiye kadar 5 general, 277 İngiliz subay, 274 Hintli subay ve 13300 asker esir alınmıştır”. Türk askerinin çok güç şartlarda, mevsimin ve bölgenin tüm zorluklarına katlanarak, aylardan beri yarı bellerine kadar bataklıklar içinde ve kahramanca savaştığı takdirle vurgulanarak; “elde ettikleri bu zaferle haklı olarak iftihar edebilirler”

Kut’un düşmesiyle Kut’ül Amare zaferi hakkında ki haberlere geçiyoruz. 29 Nisan 1916 Tercüman-ı Hakikat “İngilizlerin Tarihi En Büyük Felaketi” (11) başlıklı haberinde ise

Kutü’l-Amâre’de mahsur bulunan 13.000 mevcutlu General Towsend ordusunun bugün esir-i harp olarak teslim olunmaya başlandığı Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesi’nden iş’ar olunmakla ahali-i muhtereme ilan olunur” denilmiştir. Söz konusu haberde Türk ordusunun İngiliz kuvvetleri karşısındaki üstün başarısı; “Türk ordusu bugün Osmanlı bayrağını yine bir şan ve şerefle ala etti…Çanakkale’de Türk süngüsünün acısını çeken İngilizler bu defa da Irak’ta yine akıbete duçar olmak üzere..” 30 Nisan 1916 tarihli Tercüman-ı Hakikat gazetesi Ahmed Ağaoğlunun kaleme aldığı Siyasat, İngiliz Kafasına Yeni Bir Darbe makalesine de bakmak gerekir. (12)

“İngilizler şimdiye kadar gerek garp cephelerinde ve gerekse Çanakkale’de birçok defa başarısız olsalar, pek çok esir verseler de daha önce Kutü’l-Amâre’de olduğu gibi on üç bini aşan bir orduyu başında bulunan kumandan ile birlikte kayıtsız ve şartsız teslim etmemişlerdir. Böyle bir felaket Adalar (İngiliz Krallığı) için ilk defa vaki olmaktadır ve hiç şüphe yoktur ki hadise gerek Londra’da ve gerek bütün İngiltere’de büyük bir tesir yapacak ve belki de İrlanda’da cereyan eden olaylar nedeniyle koltuğu sarsılmış olan Askovit (Herbert Asquith) – Grey Kabinesi istifa etmek durumunda kalacaktır. Ahmet Ağaoğlu’na göre, Kutü’l-Amâre’de aldığı mağlubiyetten sonra “İngiliz nüfuzu, İngiliz heybeti, İngiliz nam ve şerefi mahv ve perişan olacaktır”.

İngilizlere “Irak seferi kaça mal oldu ?” 1 Mayıs 1916 tarihli başlığında haberde ise:

Kutü’l-Amâre’de mahsur kalan yirmi bin kişilik askeri birlik için İngilizler kırk bin kişi feda etmiştir. İngiltere, Felâhiye mıntıkasında giriştikleri ona yakın büyük meydan muharebesinde yalnız maktul (ölü) 25.000’den fazla kayıp vermiştir. Gerçekçi bir hesap ile İngilizlerin toplam kaybının ise 40.000’den fazladır. General Towsend ordusunun, savaşın ilk günlerinde 20.000 olan mevcudu, savaşlar sonunda 14.000’e inmiştir. Bu düşünüldüğünde İngilizlerin Aziziye Muharebeleri’nden Kutü’l-Amâre’nin Türk Ordusu’nca geri alındığı güne kadar 60.000 kişi kaybettiği anlaşılmaktadır.“… denilebilir ki Irak’taki İngiliz zayiatı Çanakkale’deki İngiliz zayiatının yarısını çoktan geçmiştir”. (13)

Osmanlı Devletinde Yansımaları
(14) Tercüman-ı Hakikat, 29Nisan 1916 Tarihli başlıklı haber de ise bilhassa mekteplerde zaferin yankı uyandırdığını görüyoruz.İngiliz çetesinin iflasını ilan eden büyük muzafferiyetimiz pek azim-i

sürur-u mucip olmuştur. Şehri derhal donatmıştır. Bilhassa mektepler pek parlak tezahüratta bulunmuştur

(15) İkdam, 1 Mayıs 1916 Bando ve Muzikeler
Kutü’l-Amâre’nin Sukutu Hakkında; Kahraman Ordumuzu Tes’id” başlığıyla yayınladığı haberde; “Dün gece İstanbul itfaiyesi ve merkez muhafız taburları efradı ellerinde meşaleler bulunduğu ve önlerinde askeri bando muzikeleri…” olduğunu görmekteyiz.

Elimizde bulunan İkdam ve Tercüman-ı Hakikat gazetelerinin haberlerini sizlere yansıtmaya çalıştık bu vesile ile Halil Kut Paşa ve kahraman askerlerini rahmet ve minnetle anıyoruz.

Kaynaklar:
1 İkdam, 18 Mart 1916.
2 İkdam, 15 Nisan 1916.
3 Tercüman-ı Hakikat, 16 Nisan 1916.
4İkdam, 21 Nisan 1916.
5 Tercüman-ı Hakikat, 22 Nisan 1916.
6 Tercüman-ı Hakikat,
7 İkdam, 25 Nisan 1916
8 FELÂHİYE MUHAREBESİ’NDE BİR ŞEHİT:YZB. MEHMET MUZAFFER Suat Akgül s.662
9 İkdam, 23 Nisan 1332. (6 Mayıs 1916). Aynı haber 22 Nisan 1332 (5 Mayıs 1916) tarihli Tercüman-ı Hakikat gazetesinde de yer almaktadır.
10 Tercüman-ı Hakikat, (17 Nisan1332) 30 Nisan 1916. Bu resmi tebliğ 1 Mayıs 1916 tarihli İkdam Gazetesi’nde de aynen yayınlanmıştır.
11 Tercüman-ı Hakikat, 29 Nisan 1916.
13 İkdam, 1 Mayıs 1916.
14 Tercüman-ı Hakikat, 29Nisan 1916.
15 İkdam, 1 Mayıs 1916.